Alp Alkibay – Türkiye’de Proje Yönetimi

0
441

Kişisel vizyonunuzdan bahsederek bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Elbette… 9 yıldır proje yöneticiliği ve tasarım yapıyorum. Şimdiye kadar birçok yurt içi ve yurt dışı projede yer aldım. Şuan da kendi işimi yapmaktayım. Eğitim hayatıma Yeditepe Üniversitesi Endüstriyel Tasarım Bölümü’nde başladım. Bence tasarım eğitimi, insanların kendini her alanda daha iyi ifade edebilmesi için çok önemli. Çünkü tasarım odaklı düşünme yapısı sizi empati yaparak sorunları çözmeye odaklı bir hale getiriyor.

Ardından eğitimime UC San Diego’da proje yönetimi okuyarak devam ettim ve sonra da Türkiye’de MBA eğitimimi tamamladım. Şimdi ise kendi firmamda tasarım ve yazılım üzerine çalışıyorum.

Tasarım ve proje yönetimine ilginiz nasıl oluştu?

Tasarımın gücünü ve sahip olduğu dönüştürücü yönünü seviyorum. Tasarım başlı başına bir dil ve bu dili kullanarak birçok insana ulaşmanızı sağlıyor. Ben de tasarım yolunda ilerlemeye karar verdim. Çünkü her zaman ürün tasarlamak ve kendi markamı kurmak istemişimdir… Tabi işin içine girdikçe tasarım projelerinin ne kadar büyük ve kapsamlı olduğunu anladım.

Sadece tasarım bilgisine sahip olmanız projenin tek bir kısmına hakim olmanız anlamına geliyor. Ancak bir projenin yaşam döngüsünde birçok aşama yer almakta. Dolayısıyla, kendimi bu projeleri yönetebilecek donanıma getirmek istedim ve proje yönetimi okumaya karar verdim. Kariyerimde bir noktadan sonra bu yönümü geliştirmek için proje yöneticisi olarak görevler aldım.

Proje yöneticisi olarak bize ilk projenizden bahsedebilir misiniz? Karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?

İlk proje yöneticiliği tecrübemi bir reklam şirketinde çalışarak edindim. Buradaki görevim Türkiye’deki Vakıfbank şubelerinin tekrardan tasarlanıp, yenilenmesini kapsamaktaydı. Bu tarz büyük ve kapsamlı projeler, belirli bir zaman içerisinde; tasarım, üretim, lojistik ve kurulum yapılmasını gerektiriyor. Aynı zamanda bu proje içerisinde birden çok küçük projeyi aynı anda yönetmenizi zorunlu kılıyor. Bana tecrübe açısından çok katkısı olmuştur çünkü, birçok zorlukla aynı anda başa çıkmamı sağladı. Kariyerinizin başında ne kadar fazla zorlukla karşılaşıp, ne kadar fazla sorumluluk üstünüze alırsanız, gelişmeniz de aslında bir o kadar hızlı oluyor.

Şimdiye kadar karşılaştığım en büyük zorluk; zaman. Çünkü gerçekçi olmayan teslim tarihleri sizin planlama hataları yapmanıza yol açıyor. Bu da projenin hedeflenen zaman içerisinde tamamlanmasına engel oluyor.

Daha önce yapmış olduğunuz işlerden veya projelerden “İyi ki bu işte çalıştım” dediğiniz bir iş/proje var mı, bize biraz bahseder misiniz? Yurt içi projelerinizden bir tanesini örnek verebilir misiniz?

Tabi ki… Proje yöneticisi olarak bir çok projede yer aldım ancak son çalıştığım firmada gerçekten değerli deneyimler elde ettiğimi düşünüyorum. Çalışmış olduğum son firma da Dünya’nın önde gelen oyun parkı üreticisi Alman Richter Spielgerate’nin ve Polonyalı Kent mobilyası üreticisi PUCZYNSKI’nin orta doğu distribütörlüğünü yapmaktaydı. Bende bu firmada Proje yönetici olarak distribütörlüklerden ve operasyonlardan sorumlu kişi olarak görev aldım. Yurt içi ve yurt dışı birçok projede yer almak bu projelerin tasarlanması, planlanması, üretilmesi, lojistik ve uygulanmasında sorumlu olmak gerçekten bana ciddi bir deneyim kazandırdı. Yurt içi projelerinden örnek olarak Türkiye Milli Botanik Bahçesi’ndeki park projesini verebilirim.

Bir projenin başarılı bir seklide yönetilmesi ve sonuçlanması için gerekli olan faktörler sizce neler? Bu konuda yeni proje yönetici adaylarına tavsiyeleriniz nelerdir?

Proje yönetiminin teorisini ve yöntemlerini anlayabilirsiniz ancak; deneyim, başarının kilit faktörlerinden biridir. Deneyimin artmasıyla beraber günlük öngörülemeyen zorlukların üstesinden gelebilme durumu da bir o kadar artar.

Başarılı bir proje yönetmek için doğru planlama oldukça önemlidir. Kapsamlı planlamaya yeterli zaman ayırılması ve kaynak yaratılması gereklidir. Bir başka faktör ise, projenin yolunda olup olmadığını her bir adımda değerlendirmektir. Bu şekilde hem performans hem de zaman açısından kazanım elde edebilirsiniz. Böylelikle büyük zararlar ortaya çıkmadan önce karşı önlemler alabilirsiniz.

Bir başka belirleyici unsur ise gerek fikir paylaşımı gerek çıkan sorunların hızlı giderilmesi adına proje ekibi arasındaki etkili ve doğru iletişim diyebilirim. Son olarak proje yönetiminin en önemli aşamalarından biri olan iyi bir risk analizi. İyi bir risk analiziyle öngörüde bulunarak beklenmeyen durum planlarını oluşturmak ve gerekli durumlarda bu planları uygulamaya almak etkili bir proje yönetiminin olmazsa olmazı.

Yeni proje yöneticisi adaylarına tavsiyem, ilk önce tecrübe kazanmaları. Bunun için de gerekli becerileri kazanmaya izin veren giriş seviyesi pozisyonlara bakabilirler. Denetleyici, proje planlayıcısı, proje yöneticisi yardımcısı veya koordinatör gibi unvanlara sahip işlere başvurabilirler.